Günler çok yavaş geçmeye başladı son günlerde.. Eski günlerdeki çizgi film izlemelerimiz geride kaldı
Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor! Yarışmaya katılarakCanon 600D , Manfrotto tripod ve Kata sırt çantası kazanma şansı yakalayın! http://blog.fotografium.com/fotografium-canon-600d-hediye-ediyor/ sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.
Eveet,muhabbetimize kaldığımız yerden devam edelim.En son kayıt işlemlerinden bahsediyordum sanırım.Sizde benim gibi mi düşünüyorsunuz bilmiyorum ama,üniversite sınavlarına hazırlanmak bu kayıt işleriyle uğraşmaktan daha kolaymış.Uzun uğraşlardan sonra tüm kayıt işleri bitmişti.Artık 4 yıl boyunca Ankara'lıyım.. Bundan sonra Ankara'da dikkatimi çeken herşeyi sizlerle paylaşacağım.Beni takip etmeye devam edin ;))
Merhaba...
Öncelikle bu blogu neden açtığımı anlatayım:Ayıptır söylemesi Gazi üniversitesini kazandım.Artık Ankara bebesi sayılırız.Orada başımdan geçenleri anlatmak için kurdum sonralarda okuyup okuyup gülerim diye.Sizde okuyup neşelenirseniz ne mutlu bana :)
Kayıt günümü anlatmayla başlayayım .7 saatlik bir yolculuğun sonunda Ankaraya ulaşmış olduk(Bu arada ben Mersinliyim).İlk defa bu kadar uzun bi yolculuk yaptığım için ipod shuffle kurtarıcım oldu.Sonra Aşti'yi gördüm bizim Mersin otogarından sonra çok şaşırdım.3 katlı devasa bir otogar ,inanılmaz bir kargaşa ve ses.Sonra WC aramaya başladık .Tuvaletteki kolonya uzatan abinin dediğine göre Aşti içinde 10 tane tuvalet varmış.Sıra beklerken kalabalığa bağırıyordu "İstemeyen çeksin gitsin Aşti içinde 10 tane wc var!" diye ordan duydum.Tuvaletteki delikanlı abiye para kazandırmamak için girmedik inat değil mi ! :) Sonra otogar içindeki banklara oturduk yada oturmaya çalıştık desem daha doğru olacak.Sürekli kayıyorduk çünkü...Nasıl yaptılarsa öne 45 derece açıyla eğilmeden oturmak mümkün değil.Eğer arka tarafa yaslanarak oturuyorsanız yaklaşık 1,2 dk sonra kendinizi yarı kaymış bi vaziyette bulabilirsiniz.Neyse güç bela oturmaya başladıktan sonra birkaç lokma birşeyler yiyelim dedik.Aşti'deki ufak büfelere yöneldik.Orada şekliyle bizi cezbeden "sade poaça" tercih ettik.İki lokmadan sonra burnumuzdan geldi ama .Sade deyince ben yanlış anladım üstüne kızarması için yumurta falan da sürmemişler herhalde sadece hamurdu yani.Böyle gitmez dedik birde çay alalım.Üff çay ayrı bir facia :) Üstelik fiyatıda pahalı.Aşti'de kahvaltı yapmayın uzun lafın kısası.
Harika bir kahvaltıyla güne başladıktan sonra Beşevler yolunu tepmesi kalmıştı.Aşti'nin en sevdiğim yanı direk metroya bağlanması oldu.Kuyruklar gözünüzü korkutmasın hızlı bitiyor fakat yandaki kaynak yapanlara dikkat edin.Beşevler'de metrodan çıkınca sokaklarda kayıt telaşını gördüm.Gazi'ye ulaşıncaya kadar eller yurt broşürleriyle doldu zaten.Kampüs çok güzeldi.Üniversitede işleri hallettikten sonra sıra yurt kaydına geldi.Yurt kayıt ve diğer maceralarımı bir sonraki yazımda paylaşacağım.Görüşmek üzere...



